Balkon İnsanı Komşu

©opyright > Çağatay Orhan

Balkon insanı, çay içer. Kuru yemiş, pasta, börek, kurabiye yer. Mangal yapar. Elindeki dürbünle dağları... İzler... Uyur vesâir.

Benim komşu da balkon kültürünü devam ettirenlerden. Kocaman bir dâirenin kirâsını sırf o küçücük balkonda yaşamak için verdiklerine inanıyorum. “Acaba içeride eşyaları mı yok?” diye düşündüğüm oluyor. “Eşya alacak parası olmayan komşunun böyle lüks arabası olmaz ki!” diyerek ne kadar da saçma düşüncelerim var diye kendime kızıyorum sonra.

Sabah evden çıkarken görüyorum; balkondalar. Öğle saatlerinde yine balkondalar. Akşam mutlaka balkonda oluyorlar. Gece de sesleri geliyor, belli ki balkondalar.

Balkoncu komşunun misafirleri de hiç eksik olmuyor. Oturma düzenlerini çok zekîce planlıyor olmalılar. Yoksa mümkün değil rahat rahat o kadar kişinin o balkonda oturabilmesi…

Otursunlar, peki. Yalnız şöyle bir şey var; konuştukları her şey sokağın başından duyuluyor. Özel hayatları kalmamış, anlayabiliyorum. Her gün üç paket sigara kesin bitirdikleri hâlde bir kül tablaları yok. Korkuyorum bir gün yangın çıkaracaklar diye! Çöp kutusu da kullanmıyorlar, sigara izmaritleri ile birlikte ne varsa balkondan aşağı bırakıyorlar. Hele o tükürüp duran çocukları, rüzgârlı günlerde bâri bu alışkanlığından vazgeçse iyi olacak.

Hiç mi iyi bir şey yok? Var tabiî ki. Babanın cömertliğini yazmadan geçemeyeceğim:

– Babaaa! Ordan/oradan bi/bir 25 kuruş at hele.
– Al leeen!

Ve o anneyi de tebrik etmek istiyorum. Bir kez dahi çocuklarına bağırdığını, hatta sesini yükselttiğini duymadım.

Son olarak... Dikkat etmekte fayda var:

Bu ve benzeri balkonların etrafından geçerken sağlam bir şemsiye açmak; savaşa silahlı, sınava kalemli, tıraşlı gitmek gibi yerinde olacaktır...
_______________________________
Yazar: Rahime Işık   Yazım Tarihi: 10/08/11
Beğendin mi anacım?
 

Bağış yapmak için IBAN numaramız: TR63 0011 1000 0000 0057 4938 93