Başımıza Damlayan Islaklık

İçimizde ukde olarak kalan şeyler: Kadınsı ve de süzülüp büzülmeye meyilli bir şemsiye ile yolculuk etmek. Evet, tam olarak söylemek istediğim bu; yani gerginlik yaratan bir eylemin ta kendisi bu bah- settiğim şey. Açıkçası bayanlar için önemsiz görünebilir kadınsı olması. Yalnız biz erkekler için -erkekler kelimesindeki tüm 'r'ler pek vurgulu söylenecek okurken, ki kelimeden sonra bu uyarıyı okuduğunuz için muhtemelen söyleyemediniz- pek sıkıcı ve de sırıtıcıdır. Semt pazarlarındaki şemsiyemsi çadırların gök- yüzüyle hemfikir açılarından başımıza damlayan ıslaklık ne ise, kadınsı ve de süzülüp büzülmeye meyilli bir şemsiyeyle yolculuk etmek de odur.

Rivâyetlere göre otobüste oturulan yerin, kişilikle ilgili paralellikleri varmış. İleri görüşlü ve açık fikirli kişiler, iki katlı otobüsleri tercih etmekle kalmayıp bir de ilgili otobüslerin çıkma katlarında yolculuk edi- yorlarmış. Girişken ruhlu insan yavruları ise ön koltukları tercih etmektelermiş.

Araştırma İngiltere'de yapıldığı için bizleri çok fazla ilgilendirmese de bir şeyler söylemek icap etmekte:

Misal; 100 metre sonra inecek bir vatandaşın tutup da otobüsün çıkma katında ikamet etmesi, gerçek- ten tüm yolculara ayıp olur, bildiğiniz pulluktur bu.

Sonra ileri görüşlü bir iş adamı, zaman kaybetmek için otobüslerin çıkma katlarını değil de bar, seminer, iş görüşmesi, gönül köprüsü gibi aktiviteleri kendisine yakıştırır.

Merak ediyorum; İngiltere'de yaşlı veyahut özürlü amca ve teyzelere yer veren, ön koltuklardan müte- vellit, girişken bir sınıf yok mu? Ya da yaşlı vakalardan sadece girişken olabilenleri mi ön koltuklara eri- şiyor?..

Ayrıca konuyla alakasız gibi görülebilir ama söylemek istiyorum:

Cânım ülkemde, otobüslerdeki olumsuz atmosfer algısını iyileştirmeye yönelik yapılabilecek bir reklam- da Süleyman Demirel'in, ünlü "Bu fötr şapkayla 6 defa gittim, 7 kere geldim." cümlesini söyleyebilmesini isterdim. 'Şapka'ya da bir miktar vurgu yapılmalı tabiî; ne de olsa girişim sembolü...

Ve yeni bir başlık daha açıyorum Avrupa Birliği yo- lunda. Haberleri olmasını isterdim ama zararı yok. Fazla laf kalabalığı yapmadan eğitim sistemimize gereken önemi veriyoruz:

I- İnsanlığın ilk belirtisi gülümseme değil melankolizmdir; bildiğim kadarıyla doğarken kahkaha atarak canlılık belirtisi gösterebilen bir bebek yok. Ancak sonraları yaşam belirtilerinden biri gülümsemedir ve unutmayalım ki acil durumlarda ağlamak müteselsil bir sorumluluktur.

Toplumsal olarak birey olmanın ilk belirtisi ise kaka seansından sonra 'alt'ın değiştirilmesi vakasıdır. Bu arada küçük geldiyse büyüğe danışır; boşaltım sisteminden de ufak bir hatırlatma yapıyorum; dikkat ederseniz. Diğer sorularla önümüzdeki günlerde cebelleşeceğiz; eğitim ve üretim forever.

Hayâtımızı anlamlı kılan şeyler: Kimi zaman bir kitabı iade ederken ya da emanet verirken sayfalarını inceden karıştırmak tam anlamıyla bir rüyadır. Hiçbir şey çıkmasa dahi bir şeyler çıkabilme ihtimâli insa- nın gözünü boyar. Ki zamanında ihmal etmiş bulunduğum bir miktar yemyeşil dolar buluvermiştim. En çok da yeşil 20 YTL'ler/TL'ler eşlik etmiştir neşeme.

Mîrasyedik cımbızımtıraklar: İnsan alışkanlıklarının çocuğudur/ İbn-i Haldun.
_________
04/01/09
Beğendin mi anacım?

0 yorum :

Yorum Gönder

 

Bağış yapmak için IBAN numaramız: TR63 0011 1000 0000 0057 4938 93