Cemil Meriç'ten Seçmeler

Zamanın birinde, hani şu lise ergenlerinin ellerinde taşımaktan büyük keyif aldıkları kitapların yazarı Niçe/Nietzsche, biberle rendelenesi dilini tutamayarak şöyle bir ifadede bulunuyor: "Bir kadınla yeme- ğe mi çıkıyorsunuz; sakın kırbacınızı yanınıza almayı ihmâl etmeyin."

Efendim kimilerinin egosunu okşasa da böylesi bir hitabet, kimilerine de sınırsız çağrışım hizmeti vere- biliyor. Cemil Meriç, Niçe'yi ve de Niçe'nin kadın zaafını Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı'nda (1986) şöy- le açıklıyor:

- Budala. "İnsanın Tanrı olmadığının tek belgesi göbek altıdır." diyor bir yerde de. Küçüklük duygusun- dan ileri geliyor bu özelliği. Kadın bahsinde hiçbir zaman tatmin olmamıştır. Davet edildiği düğünde, ge- line evlenme teklif eder. Salaktı hazret. Dâhi bir salak. Tam bir erkek değildi, çünkü tam bir insan değildi. Farkında olmadığı bir zaafı vardı kadına. Delirdi zaten.

Bir başka hatıratında Cemil Meriç'e şair olduğu hatırlatılarak şiir hakkında ne düşündüğü soruluyor. Victor Hugo'nun 35 cilt kitabını, ki biraz zorlanırsa tek odalı bir TOKİ dairesi inşa edilebilir o kitaplarla, çekirdek çitler gibi okumaktan çekinmeyen büyük aydınımız Cemil Meriç, soruyu misliyle şöyle cevaplı- yor:

- Şiir, milletlerin çocukluk dilidir. Olgunlaşan medeniyetlerin ifadesi ise nesirdir. En güç ve en kâmil ifade vasıtası nesir. Şiir imkânlarını el yordamıyla arayan düşüncedir.

Cemil Meriç'in yabancılaşmış aydın kitlesi ile ilgili sert yorumları, okuyan kitlelerce yakından bilinir. Efen- dim bir röportajında, yabancılaşmış aydın kitlesi ile ilgili, potası bulunmayan basket sahalarımızı düşü- nelim, bir Vak'a-yı Hayriye düşüncesi gerekir mi, meâlindeki inkisârı şöyle sorguluyor devrinin kültür akademisi Cemil Meriç:

- Yeniçeriliğin kaldırılışının bir hayırlı vak'a olup olmadığı da konuşulmalıdır. Bence imparatorluğun yıkılış sebebi budur. Amma/ama tabiî, fikrî planda içimizdeki Batı yeniçerilerini ıslah edici bir hareket tam bir Vak'a-yı Hayriye olacaktır.

'Cemil Meriç romantizmi'ni anlatmak belki bizlere düşmez ama günde 6 zeytin tanesi ile ömrünü bir kütüphanede geçirebileceğini öngören düşünürümüz Cemil Meriç, sigarayı bırakmasına rağmen bir süre sonra tekrar sigaraya başlar. Sebebi; anlattığına göre Lamia Hanım'dır. Diplomasında Roosevelt ve Hasan Ali Yücel'in imzalarını taşıyan İngilizce Hocası Lamia Hanım'ın (Aynı zamanda Tanpınar'ın öğrenci- si ve de Reşat Nuri'nin akrabasıdır.) sigaraya olan düşkünlüğü, Cemil Meriç'in 'ne yaparsa sevdikleriy- le beraber yapar' tutkusuyla birleştiğinden; büyük mütefekkirimiz böylesi bir güzelliği kaçırmamış, siga- rayı tekrar gündemine almıştır. Ey sevgili okurlar! Görüyorsunuz ki hayat arkadaşı Lamia Hanım sigara içmiyor olsa üstadımız belki sigarayı tez zamanda bırakmış olacaktı. Her ne kadar 17 yaşından itibaren sigara yolculuğu başlamış olsa da Cemil Meriç dertli adamdır; derdini arayan adamdır ve en önemlisi sigarayı son çeyrekte yine yeniden bırakan adamdır. Hürmetlerimizi sunuyoruz.
_________________________________________
Yayın: Aracılar Cumhuriyeti dergisi, sayı 1, sayfa 10.
Beğendin mi anacım?

0 yorum :

Yorum Gönder

 

Bağış yapmak için IBAN numaramız: TR63 0011 1000 0000 0057 4938 93