Yaşanmamışlık ve de Kazanmamışlık Duygusu

İçimizde ukde olarak kalan şeyler: Yatağınızdan kalkıp da saate bakınaraktan günün bittiğini gördü- ğünüzde, “Hani daha yapılacak çok şey de varken!..” dediğinizde, içinizde bir yerlerde böyle çok derin bir sancı oluşur. Biz buna 'yaşanmamışlık ve de kazanmamışlık duygusu' diyoruz.

Rivâyetlere göre "Saddam'ın Askerleri Kara Güneş" adlı filmin çekimleri sırasında, seyir hâlindeki bir adet kamyonetin arkasına bağlanan iki attan bir tanesi daha fazla dayanamayarak sürüklenerekten yaşama gözlerini yummuş. Altı üstü bir Saddam filmi çekiyorsunuz, 'Saddam' olmanıza gerek yok; sü- rüklenerek ölen atla 'Sırat Köprüsü'nden geçersiniz artık.

Hayâtımızı anlamlı kılan şeyler: Hani evden birileri dışarıya bir şey almanız için yollar da daha kapıdan dış dünyaya ilk adımınızı atar atmaz tüm bakışların size yöneldiğini hissedersiniz ya; sonrasında garip bir utangaçlık yüzünüzü kızartır ya; işte o an, işte o büyülü an, 'tüm bakışlar' olarak ifade ettiğiniz o yü- ce şöhretinizin şizofrenik kaçışlarınız olduğunu fark edersiniz. İşte hayatın gerçekliğini tekrar sorguladı- ğınız o an, hayatınıza anlam katmaz da ne yapar sevgili okurlar?..

Tespit: Bugünkü tespitin neredeyse tamamı Peyami abiye ait. Vefatından önce kaleme aldığı 'Doğu-Batı Sentezi' adlı kitabın 'devrimbaz'larla ilgili vecizelerinden:

“Devrimbaz inkılâbın sosyolojik tarifini bilmez. Bilmediği için ona 'devrim' der.”

“Devrimbazın psikolojisi, anlamadığı meçhulün gizli gizli imkânlarını istismar eden dinbazın taassubun- dan ve ruh yapısından farksızdır.”

“Devrimbaz, mürtecilerin en tehlikelisidir. Çünkü modern ilmin verimlerine aykırı bir geriliği, ilerilik adına müdafaa eder.”

“Devrimbaz, politikacı ve iman istismarcısıdır. İktidarı vurmaya çalışır ve "İrtica var!" diye haykırır. Din ir- ticasını kastettiği malûm olduğu için dini, bir politika silahı olarak kullandığı da bellidir.”

“Devrimbaz Allah’a inanmamakta samimidir, fakat Atatürk’e inanmamakta samimi değildir. Atatürk’ün milliyetçiliğine, tarih görüşüne, komünizm düşmanlığına inanmaz; bunları hatırlamaz ve hatırlatmaz.”

“Devrimbazın laiklik anlayışını dünya pazarına çıkarınız. Rusya’dan başka hiçbir memleket ona metelik vermez. Rusya da bunu elde tutar, fakat kullanmaz. Ortodoksluğa az çok saygısı vardır.”

“Zamanımızın en gülünç karikatür tipi devrimbazdır. Fakat devrimbaz karikatürcü bunun farkına var- maz!”

“Bir yankesici bir camiye girip saf bir müminin pabuçlarını aşırsa, devrimbaz haykırır: "Cami hırsız yatağı- dır!" Fakat bir devrimbaz, doğrudan doğruya veya kredi yolu ile Ankara Palası dolandırsa, öteki devrim- bazlar onun zekâsına hayran olurlar.”

“Hakiki mümin yalnız Allah’ın önünde secde eder. Devrimbaz, paşanın, paranın ve kadının önünde de secdeye varır.”

“Asıl hayatın ölümden sonra başladığına inanmayan devrimbaz için "Bir günün beyliği, beyliktir." ve bu beylik için feda etmeyeceği manevi değer yoktur.”

“Allah’a inanmayan devrimbaz, tapmak ihtiyacından kendini kurtaramaz ve tapacak adam arar. Yani kendisi kadar küçük tanrı arar.”

Görüldüğü üzere Peyami Safa 47 sene sonra da haklı çıkmış. 60’lardaki çerçeveyle bugünün benzerliği dikkat çekicidir ki dikkatinizi çekmiştir. Tek farkı da atlamayalım; halk aynı halk değildir. Ki devrimbaz asabiyetinin bir nedeni de halkın eskisi kadar cahil, eskisi kadar uysal olmaması değildir de nedir sevgili okurlar?..

Mîrasyedik cımbızımtıraklar: Ne Rus pasaportlu bir adet Güney Osetyalı olmak, ne de İsrail uydusu görünümünde Kafkasya’yı turlayan bir adet Gürcü olmak isterim. Ben, savaştan ürkmüş, yurdundan göçmüş sivillere gönderilen bir adet battaniye pekâlâ olabilirim.
_________
09/08/08
Beğendin mi anacım?

0 yorum :

Yorum Gönder

 

Bağış yapmak için IBAN numaramız: TR63 0011 1000 0000 0057 4938 93