Bohembik

Rıfat'a söz verdiğim gibi on dokuz sularında Eminönü-Üsküdar iskelesinde bulunuyordum.

Kız arkadaşı ve Rıfat, midye-dolmacının önünde görünüverdiler.

Ki beni fark etmeleriyle tebessüm buyurmaları bir oldu/ var olsunlar.

Midye-dolma mesâîlerine mânî olmamak için birkaç dakika kadar sakince bekledim.

“Bizim Üsküdar kalkıyor gençler, haydi gitmeli.” deyince de karşımda telaşlanan bireyler buldum.

Bu arada; midye-dolmadan oluşan ilgili besin maddesini bölerek yavaş yavaş sindireyim derken hafif bir mide spazmı geçiren insan, Rıfat'ın kız arkadaşıydı.

İşte bu yüzden Rıfat, tanıdığım en bohembik insandı.

***

Vapura atladıktan sonra Rıfat'tan ince bir gönderme arz-ı endam etti:

- Saçlarını uzatmışsın, Taffarel gibi olmuşsun?

- Keli örtmekte zorlanıyorum.

Eklemeyi de unutmadan:

- Taffarel bu sayede daha çekici oldu.

(Gülüşmeler.)

***

Vapur yolculuğumuz, Hisar'a ait insan çeşitlemelerini tasvir etmemle devam etti.

Misila/mesela ev ararken rastladığımız bir emlakçıyla olan diyaloğumuzu paylaştım:

- Merhabalar abi.

- Aleyküm selam gençler. Üniversiteli misiniz?

- Evet abi.

- Çok severim ben üniversiteli gençleri. Gençliğimizde biz de şey yaptık!..

(Çıkış yolu bulamayınca soru dolu bakışlarını bize yöneltti!)

- Biz bölge hakkında bilgi edinmek istiyorduk; kiralar nasıl, öğrenciler için uygun yer var mı?

- Şimdi ben üniversite gençliğini bir kere çok severim. Özellikle evlilerden ve öğrencilerden para almam.

"Vay be!" diye içimizden mırıldanıyoruz.

Konuşmasına devam ederek:

- Daha önce şu cadde üzerindeki 4+1 daireyi çok uygun fiyata öğrencilere verdik. Sporcu gençlerdi. Kız arkadaşınız da olucak tabiî; bir arkadaş Bağdat Caddesi'nde iş bulur bulmaz affedersin ama her gece kız atmaya başladı. Lan p.z.v.nk! Bir olur, iki olur, her gece olur mu? Şikâyetler çoğaldı; mahalle de küçük!..

- Abi biz 4. sınıf olduğumuz için biliyoruz bu hassasiyeti. Bir durum olmaz yani bizde, en azından bu de- rece bir şey. Eski ev sahiplerimiz referans dahi olurlar.

- Hımm, bak şimdi şurada Rıfat Ağabey'in üstünde 4+1 daire var. Acaba verir mi ki? Ama öğrenciye ol- maz, demişti; doğru ya!..

- Tamam abi. (Hüzünbaz yaratıklar moduna geçiş ve çıkışa yönelme.)

- Aslında yukarıda da bir daire var. (Cennetten mi bahsediyor!) Daha geçen hafta tutuldu o da.

- Abi biz de perişanız görüyorsun. Bu öğlen sıcağında başımıza güneş geçicek; Allah korusun!..

- Gençler biliyorsunuz üniversite gençliğini. Seviyorum gençleri. Üniversitelileri.

- Evet abi?

- Siz bana telefonunuzu bırakın. Bir durum olursa ararım.

- Eyvallah abi. Tez zamanda haber bekliyoruz.

Bizim anladığımız şuydu:

"Ben evlilerden ve öğrencilerden para almam; öğrenciye de ev vermem."

***

Sonra bir şeyler alıp kampüse uğrayalım, dedim.

Arkadaşlardan "İçeri almazlar!" itirazı yükseldi.

Olmazsa Kanlıca’ya ineriz, dedim; zaman yok dediler.

Neyse ki sıkıntı olmadı; 'güvenlik'ten fitness bahanesiyle geçiverdik.

(Elimizde lahmacun, kaşarlı pide, salata ve türevleri vardı; utanıyorum çekmeyin.)

Hisar'a karşı, Spor Akademisi'nin yeşilimtırak, naif bir köşesinde piknik yapıverdik.

Keyifli bir sohbetin ardından her zamanki gibi ayrılma vakti gelmişti sevgili okurlar..
_________
02/08/07
Beğendin mi anacım?

0 yorum :

Yorum Gönder

 

Bağış yapmak için IBAN numaramız: TR63 0011 1000 0000 0057 4938 93