Nefret Borsası

“Nefret Borsası’ndaki son değerleri şimdi bize Rıza Bozkurt aktaracak, Rıza?”

Evet, Banu. Soykırım odaklı yasa tasarıları ve açılım odaklı anayasa değişiklik paketi, nefret piyasaların- da çok ciddi bir yükselişe neden oldu. Tenhâda kazananların adresi Aracılar’dan aldığımız verilere göre:

Kafkasya’daki piyasalarda değişim sınırlıyken, Tayyip Erdoğan/Deniz Baykal nefret paritesi son 3,5 ayın en yüksek değerini gördü, uzmanlar daha da yukarısını görebileceğini öngörüyor.

ABD’deki haftalık işsizlik maaşı başvuruları başladı. Ruhat Mengi’nin meraktan başbuğması/başvurması bekleniyor.

Portekiz’in kırılan kredi notu avroyu, Aytaç Durak’ın darılan sağ kolu belediye başkanlığını düşürdü.

Fehmi Koru nefretindeyse görüntü net. Şu anlamda net; yatay. Artı ve eksi arasında gidip gelen bir pi- yasa var. O yüzden yatay demek daha doğru. Ki bu görüntünün korunmasında önemli katkıları bulunan Ahmet Hakan, her zamanki gibi Ertuğrul Özkök’ün Fehmi Koru’ya sormak isteyip de soramıyor gibi çizik- tirdiği tüm soruları kendi köşesine taşımaya devam ediyor. İşbu can alıcı efendice sorulardan bir tanesi- ni sizler için zikredeyim: “Patron, kârlılık açısından herhangi bir zarara mı uğradı?” Duyamıyorum sanki bu soruyu; zeytin suyuna ekmek banabilen her vatandaşımız gibi duyamıyorum. Mantığımı çiğnediği için duyamıyorum. Apaçık gördüğüm için de duyamıyor olabilirim. Yoksa sesi pîr-ü pâk olan, zeytin suyuna sevdâlı bu nesil için medyamatik yazarımıza cevap vermek elzem değildir de nedir: “Patron zarara uğ- ramadıysa peki ne diye patronajın tekelindeki genel yayın yönetmenliği koltuğunda Ertuğrul Özkök de- ğil de bir başkası oturuyor?” Yorum yok mu! Pardon Banu. Sadece haber, tamam.

Devam ediyoruz; HSYK ve medyamamiya bazında, normalleşme nefreti büyüyor. Hatta öylesine büyü- yor ki; köşesine “Al kâğıt kalemi hesap yapalım” moody’liğiyle başlayarak anayasa değişiklik paketini karalamayı arzulayan Ertuğrul Özkök, yerel seçimlere tenhâda kaybedenlerin oranı yüzde onluk seçim barajını dahi katabiliyor. Unutmadan; HSYK bazlı nefret değerlerini de göz ardı etmiyoruz. Sonuçta artı ve eksi arasında gidip gelen bir piyasa var. Uyarıyorlar! Cümleler fazla mı uzun! Tamam tamam, başka uzun cümle yok.

İki çatağın arasında kamp kurmuş sermaye gibi vıcık vıcık olan bir başka nefrete geçelim: Yıllar, yıllar önce… 80′li yılların kışı bitmek üzere. Süleyman Demirel siyâsî yasaklı ve bir gazetecinin “Yeniden siyâ- sete dönerseniz, Çankaya’ya çıkar, Kenan Evren’le görüşür müsünüz?” meâlindeki sorusuna “Dağa çıkarım, Çankaya’ya çıkmam!” gibi çok sert bir cevap veriyor. Gel zaman git zaman, referandumla siyâsî yasaklar kalkıyor ve genel seçim öncesi DYP’de kongre yapılıyor. Süleyman Demirel kongrede başkan seçilir seçilmez hiçbirimizi şaşırtmayarak ilk resmî ziyaretini Çankaya’ya yapıyor. Dâhilî ve hâricî bedhah- larından Kenan Evren için damarlarında iteklediği asimetrik nefret, öylesine bir mucize gösteriyor ki fark edildiği üzere soluğu en haşin düşmanının yanında alıyor. Dönemin yakın tanıklarından Cüneyt Arcayü- rek’in ilgili ikiliden bahsederken; “Her sözleri tartışma yaratan iki insanın, birbirini tamamlayan bir yanı olduğunu yadsımamak gerekiyor.” dediği gibi yadsımayalım böylesi bir vaziyet-i ikbâli…
_________
28/03/10
Beğendin mi anacım?

0 yorum :

Yorum Gönder

 

Bağış yapmak için IBAN numaramız: TR63 0011 1000 0000 0057 4938 93