6 Mayıs 2010

I- Gürültü çıkarmayan lafızlardan biridir; Altar'ın oğlu TTNET. Az biraz sinir pastırmasına tutulmam bu lafzı kullanmam için kâfidir.

II- Fikriyatımca siz sevgili okurlarımın da aklına takılmıştır; cumhuriyetten rejim oluyor da samimiyetten neden rejim olamıyor kine? Mesela; Türkiye Samimiyeti çok mu sırıtıyor söylerken? Hele gardaş sırıtma mı, derseniz; Türkiye Samimiyeti Cumhuriyeti ya da Türkiye Cumhuriyeti Samimiyeti, ha? Olmaz mı..?

III- Meltem Gürle diyor ki: "Bütün feylezof ve yazarlarla benzerliklerimi toplasam, sonunda ne biçim ye- kûn tutar aslında. Mesela Nietzsche’nin migreni, Kant’ın günlük yürüyüşleri, Tolstoy’un yanından hiç ayırmadığı günlüğü, Çehov’un arada bir su katarak içtiği votkası, Dostoyevski’nin felâket tellallığı ve George Sand’in kıyafetlerini alıp Sylvia Plath’in örgülü saçlara, Iris Murdoch’un yüzmeye ve Oğuz Atay’ın güzel yemeklere düşkünlüğüyle birleştirsek toplama bir dâhi oluşturabilir miyiz acaba?"
Beğendin mi anacım?

0 yorum :

Yorum Gönder

 

Bağış yapmak için IBAN numaramız: TR63 0011 1000 0000 0057 4938 93