25 Temmuz 2011

I- Bürokrasinin yer yer atardamarlarında yuvalanan sekreterlerin dilekçelerde sırıtmayan doğrulara da el atması ve doğru bildikleri yanlışları dikte ile doğrulatmaya çalışmaları kendilerini âdetâ bir dilekçe ca- navarı olarak konumlandırmamıza yol açmaktadır. İşte bu ahvâl ve şerâit içinde dahi memur kardeşleri- miz, dilekçe canavarlarına karşı vakur duruşlarını muhâfaza etmelidirler. Olur ya edemezlerse edeme- miş olurlar!.

II- Sevgili dediğin azalarak bitmeyen, bitmemek için gerektiğinde gitmeyendir. Bazen gitmek gerekebi- lir, olabilir. Çünkü amansız gidişler var elde olmayan. Ki Karacaahmet Mezarlığı çok da uzağımızda değil. Demek ki gerektiğinde gitmemek tâbirini 'bir arkadaşa bakıp çıkacaktım' nezâketi ile tâlî yollara varma- mak anlayışı çerçevesinde değerlendireceğiz.

III- Daha dün annemizin... Tırın tırın tırın. Efendim yakın zaman önce sesle ilgili her türlü ayarlara vâkıf- ken kulaklarım buşon saldırısına uğrayınca çok sıkıntılı bir sürece girmiştim. Kulak ayarı yapmanın insanı ne denli âciz bıraktığına şâhit oldum ve hayretim sekiz bin kat daha arttı. Öylesine âciz kaldım ki duydu- ğum tüm sesler, hatta daha önce yaptığım kayıtlardaki kendi sesim de dâhil, Zeynep Tunuslu'nun dub- lajı ile seslendirilmiş gibiydi. Çıldıracaktım sevgili okurlar...
Beğendin mi anacım?

0 yorum :

Yorum Gönder

 

Bağış yapmak için IBAN numaramız: TR63 0011 1000 0000 0057 4938 93