Zebralaşma Durağı

©opyright > Pawan Sharma
Öyle fakirim ki!..

Şöyle bir 'cuma'ya çıkayım, dedim.

Kalabalık bir karşılama.

Meğerse geleceğimi haber almışlar!

Bakanından valisine, ilçe belediye başkanından muhtarına;

her biri 'hazır ol'da bekliyor.

Çeşit çeşit insan da 'bakan'iyor hâliyle.

Görevliler aşûre, kek ve meyve suyu dağıtıyor.

Bir fakirdaş olarak aşûremi kapıp kalabalığın arasına karışıyorum.

Bu sırada konuşmacılar için seyyar bir kürsü kuruluyor.

Bir de seyyar sunucu tutulmuş.

İmkânlar kimi zaman kısıtlıdır; mâzur göreceğiz.

Sırasıyla muhtar, ilçe belediye başkanı, vali ve bakan konuşmalarını bitiriyorlar.

Ve sıra tam bana geldi derken dağılmalar başlıyor.

Kalabalığın önlenemez dağılışını simgeler şekilde

hepsi birer 'zebra' gibi bakınaraktan uzaklaşıyor...

***

Zebra demişken Umut Sarıkaya'ya da bir parantez açalım.

Duyarlı bireylerin hayvanseverliğiyle ilgili şöyle bir tespiti var:

"Kediye elbise, 'bulldog'a güneş gözlüğü tak insana benzet,

danayı yarım sucuk olarak içinde 'Yiğidolar Kenetlendi'

haberi olan gazete kâğıdına sarıp buzdolabında yatır.

Hümanizm; duyarlılık, Yiğido'yla danayı yan yana getiriyor."

Umut Sarıkaya'ya don biçmek değil de ufak bir ek yapmak gerekirse;

hayvanlara göre insanlar şöyle sınıflandırılabilir diye düşünüyorum:

- Hayvansavar ya da hayvansa var.

- Hayvansever ya da hayvansa yer.

- Hayvansayar ya da hayvansa yâr.

Sınıflandırmamızı, ilkel çağlardan günümüze kombinasyonlarıyla birlikte çoğaltmak

araştırmacı hayvansayar tarihçilerin görevi; bu işi onlara bırakıyoruz.

Ki baktık başaramadılar, yine el atarız çekinmeden...

***

Evet, nerede kalmıştık..?

Hah, kalabalık dağılıyordu.

Kalabalık dağıldıkça elbette ki ben de dağılıyordum a fakirdaşlar...

Birkaç dakika 'başbakancılık' oynamanın bir bedeli olmalıydı,

kalabalıklara bulaşmakla aktif olan bir bedeli...

Şöyle ki kalabalıklara bir şekilde karışan birey yavrusu,

yakından uzaktan tadıverdiği bu tortuyla birlikte zebralaşır.

Veryansın etmeye gerek yok;

artık ben de bir 'zebra' oluvermiştim...

***

Umut Ağabey inan, yalnız değilsin;

kalabalık ve yükseklik tortusu husûsunda.

Ki biliyorum sende daha çok korkusu var ama

olsun çok da farklı şeyler sayılmazlar.

Böylesi bir tortu ve korku; kalabalığa karıştığında insanı,

"İnan, yalnız değilsin." tadında duyarlı cümleler kurmaya sevk eder.

Nitekim daha fazlasını kurdurtmadan; bi/bir götlük yer aç lütfen!..

***

Fakirlik bulaşıcıdır; artık siz de fakirsiniz...

Mücâdelemiz tek bir fakir hakir görülmeyene dek devam edecek ey sevgili fakirdaşlar!..
_______________________________
Yazar: Rıza Bozkurt   Yazım Tarihi: 13/03/09
Beğendin mi anacım?

0 yorum :

Yorum Gönder

 

Bağış yapmak için IBAN numaramız: TR63 0011 1000 0000 0057 4938 93